10 Kasım 2013 Pazar

PATRİK BİZE DEDİ Kİ: “ERDOĞAN EN İYİ SEÇENEK; FETHULLAH GÜLEN DE FENA SAYILMAZ. CHP’NİN BAŞINDA SARIGÜL OLMALI”



YIL 2004- Nisan ABD Büyükelçisi Edelman’dan ‘merkeze’ rapor:

http://wikileaks.org/cable/2004/04/04ANKARA2327.html

“Baykal Genel Başkanlığa sımsıkı tutunurken, CHP içindeki ve dışındaki kökten “laik” muhalifler, Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’ü hem Baykal’a hem de de AKP’ye karşıt olarak Ankara elitlerine kabul ettirmeye çalışıyor. Aralarında eski Başbakan Ecevit’in yardımcısı Hüsamettin Özkan’ın da bulunduğu kontaklarımız, İstanbul Üniversitesi Rektörü Kemal Alemdaroğlu ve şu anda Kara Kuvvetleri Kumandanı olan Aytaç Yalman’ın Sarıgül’ü destekleyenler arasında olduğunu söylüyorlar. Özkan, Sarıgül’e ilgisinin gittikçe azaldığından sözediyor. Uzun zamandır temasta olduğumuz finans sektöründen bir kontağımız, Sarıgül’ün geçmişindeki büyük bir yolsuzluğun ayrıntılarını anlattı. Sarıgül, Cevahir mafya grubunu kullanarak bir şirketler grubunu epey bir “silkelemiş”.

EDELMAN, 23 Nisan 2004

_______________________________________________________________________

“MUHALEFET İÇİNDE MUHALEFET, OLDUĞU YERDE PATİNAJ YAPIYOR…”

YIL 2004- Haziran ABD Büyükelçisi Edelman’dan Merkez’e rapor:


http://wikileaks.org/cable/2004/06/04ANKARA3158.html

Bir grup koyu Kemalist tarafından pompalanan Sarıgül’ü, sol cepheden kontaklarımız temelden defolu görüyor. Kendini sosyal demokrat olarak tanımlayan Sabah yazarı Soli Özel, Sarıgül’ün Türkiye’nin yolsuzlukta zirvede olan politikacılarından biri olduğunu söyledi ve “eğer CHP Sarıgül’ü seçerse parti bitmiştir” dedi.

EDELMAN, 8 Haziran 2004

_______________________________________________________________________

CUMHURİYET HALK PARTİSİ: SARI GÜL SOLUYOR MU?

YIL 2004- Kasım


http://wikileaks.org/cable/2004/11/04ISTANBUL1729.html

16 Kasım’da CHP Genel Sekreteri, parti içi soruşturmalarda, Şişli Belediye Başkanı hakkında yolsuzluk iddiaları ortaya çıktığını belirtti. Hazırlanan rapora göre Sarıgül, yıllar önce, yasaya uymayan inşaatlara izin vermek için 300 bin dolar rüşvet aldığı gerekçesiyle partisinden atılmayla yüzyüze. … Hem İstanbul Konsolosluğuna hem de Ankara’da Büyükelçiliğe Sarıgül’ün yolsuzlukları ve pis kokan iş ilişkileri hakkında istihbarat geldi. Burada şüpheli inşaat ruhsatları verilmesi belediye başkanlarının makamlarını şahsi kazanca çevirme yollarından biri. Öte yandan 300 bin dolar Sarıgül’ün yolsuzluğunun üst sınırı ise, bu onu İstanbul’un en temiz belediye başkanlarından biri yapar.

SMITH, 19 Kasım 2004

Erkan GÜÇİZ, 5 Kasım 2013




WİKİ Sızıntılarda Mustafa Sarıgül -2

ABD Büyükelçisi Edelman’ın 2005’e “merkez”e yolladığı rapordan…

“NAKŞİLER VE FETHULLAH CEMAATİ SARIGÜL’Ü DESTEKLİYOR!”

YIL: 2005

http://wikileaks.org/cable/2005/01/05ANKARA198.html

Sarıgül, dikkatle işlenmiş bir koreografi ile, kendisini dinine bağlı bir Müslüman olarak gösterip laik ve dindarların bir arada olduğu Şişli belediye seçimlerinde yüzde 70 oy aldı.



CHP Milletvekili Hasan Aydın, -ayrıntılara girmeden- Türkiye’nin önde gelen iki dinî toplumunun, Nakşibendi Dergâhı ve Fethullah Gülen cemaati mensuplarının Sarıgül’ü desteklediklerini söyledi. Sarıgül taraftarları onu Başbakan Erdoğan’ın karşısında laik fakat CHP içinde dindar birisi olarak görüyor. Karşıtları ise, küstah, yeteneksiz, yolsuzluklara bulaşmış ve aşırı derecede otoriter diyor onun için.



Sarıgül basında imajını pompalamada usta fakat kontaklarımızın çoğuna göre bir sahtekâr. 2004’de IV 1 programına (Uluslararası Ziyaretçi) katılımını kendisini Amerika tarafından destekleniyormuş gibi göstermek için kullandı; bu asılsız algı Baykal’ın etrafındaki kronik paranoyak yandaşları (örneğin, eski Büyükelçi Onur Öymen) tarafından tutuldu fakat biz CHP’nin içindekilere böyle olmadığını anlattık.

EDELMAN, 12 Ocak 2005

_______________________________________________________________________

DEUTSCH’DAN ‘MERKEZ’E RAPOR:
“AMERİKA BAĞLANTILI LİDERLER TÜRKİYE’DE RAĞBET GÖRMÜYOR.”


http://wikileaks.org/cable/2005/01/05ANKARA501.html

Pek çok CHP’li muhbirimiz Baykal’ın otoriter liderliğini beğenmiyor ve bunun partiye zarar verdiği kanısında fakat aynı zamanda, yolsuzluklara karışmış, eğitimsiz ve otoriter gördükleri Sarıgül’e de güvenleri yok. Baykal ve taraftarları, ABD Ordusu’nun Türkiye üzerinden Irak’a girmesi için 1 Mart 2003’deki meclis tezkeresinin CHP’nin karşı çıkması yüzünden kabul edilmediğinden dolayı Baykal’ı cezalandırmak için ABD’nin Baykal yerine başka birini getirmeye çalıştığını açıkça söylüyorlar. Baykal yanlıları, Sarıgül’ün 2004 ortasında International Visitor programına katılmasını ABD’nin Sarıgül’ü desteklediğinin kanıtıdır diyerek kötüye kullanıyorlar. Elçilik mensupları özel görüşmelerde Baykal’ın komplo teorilerine karşılık verdiler ancak komplo teorilerine yatkın olan kamuoyu gözünde atılan çamur yapışmış görünüyor.

DEUTSCH, 28 Ocak 2005

_______________________________________________________________________

2005’DE AMERİKA SARIGÜL’Ü ÇOK SIĞ BULDU…

http://wikileaks.org/cable/2005/01/05ISTANBUL147.html

Eski Ekonomi Bakanı Kemal Derviş’e yakın İstanbul Milletvekili Damla Gürel, yalnız kişisel hırsından başka bir şeyi olmayan Sarıgül’ü destekleyemeyeceğini söyledi. Gürel’e göre, görüşmeleri esnasında Sarıgül, Derviş’le bir araya gelmek istediğini anlatmaya çalıştı fakat Derviş onunla bir araya gelmeyi reddetti.



Eski CHP Genel Sekreteri ve Radikal yazarı Tarhan Erdem, her ne kadar Sarıgül’ün karakteri ve politik platformu konusunda kuşkulu olsa da, Erdem’e göre Sarıgül, organizasyon ve kişisel ilişki konularında çok becerikli. Erdem, Sarıgül’ü destek “satın almak”la itham eden eleştirilerin boş olduğunu, partili eski arkadaşlarının gönüllü olarak Sarıgül’e yardım ettiklerini belirtti.

ARNETT, 28 Ocak 2005

_______________________________________________________________________

“SARIGÜL’ÜN YOLSUZLUKLARI BELGELİYKEN, NEDEN BAYKAL

ANTALYA BELEDİYE BAŞKANLIĞINI ONA İKRAM ETTİ?”


ABD Büyükelçisi Edelman: “Baykal’a göre Sarıgül’ü boş bulduk…”

http://wikileaks.org/cable/2005/02/05ANKARA581.html

CHP’nin 28-29 Ocak Olağanüstü Kongresinde, Sarıgül ve taraftarları salona girdiklerinde kavga çıktı. Pek çok kişi yaralandı ve üç delege hastanelik oldu. Sarıgül, Bakırköy Belediye Başkanı’nı yumruklarken kamera görüntüsündeydi.



Sarıgül taraftarları tarafından devamlı konuşması kesildiği halde Baykal –pek çok eğitimli Türk’ün gözünde üstün yetenekli bir hatip– Sarıgül’ün iddia edilen politik yolsuzlukları ve CHP Parti Disiplin Kuruluna rüşvet verme çabaları hakkında bilgi verdi.



Baykal taraftarı Denizli Milletvekili Mehmet Nessar, 31 Ocak’ta bize, Sarıgül’ün yolsuzlukları böylesine apaçık biliniyorsa, Baykal neden ona değerli görülen Antalya Belediye Başkanlığı adaylığını ikram etti sorusunun ortaya çıktığını söyledi.



Sarıgül kongrede bir buçuk saat kadar konuştu; biz de medya yorumcuları ve Elçiliğin kontakları gibi konuşmasını etkisiz ve Baykal’la karşılaştırıldığında boş bulduk.

EDELMAN, 1 Şubat 2005


1 Şimdi adı, International Visitor Leadership Program (IVLP). Önceleri Abdullah Gül dâhil bütün ziyaretçilerin isimleri vardı, kaldırılmış. Onlardan biri iseniz özel sayfaya girip sorgulayabiliyorsunuz isimleri.

Erkan GÜÇİZ, 5 Kasım 2013


WİKİ Sızıntılarda Mustafa Sarıgül -3

SARIGÜL: “BAŞBAKAN OLURSAM ERDOĞAN’IN CUMHURBAŞKANLIĞINI DENGELERİM, İTİRAZIM OLMAZ”

YIL: 2006

ABD İSTANBUL KONSOLOSU Deborah K. JONES’un ‘Merkez’e raporu:

“11 Aralık telefon konuşmamızda Sarıgül bize, kendisi başbakan olarak dengelediği süre, Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığı ile bir sorunu olmadığını söyledi.

http://wikileaks.org/cable/2006/12/06ISTANBUL2169.html

Türkiye’de bir avuç CHP’li Belediye Başkanlarından biri olan Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, kendinden emin olarak, gelecek seçimlerde AKP’nin hâkim olacağını, CHP lideri Baykal’ın liderlikten atılacağını ve kendisinin parti lideri olarak gelip seçimleri kazanıp başbakan olacağı kehanetinde bulunuyor. Sarıgül, Güneydoğuda Kürtlerin yaşam şartlarını iyileştirme gelişmeleri için ABD ile yakın bağları ve Türkiye’nin parti ve seçim kanunlarında reformları destekliyor. Hevesli bir politikacı ancak ulusal ve dış politika deneyimi çok kısıtlı.

11 Aralık telefon konuşmamızda Sarıgül bize, kendisi başbakan olarak dengelediği süre, Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığı ile bir sorunu olmadığını söyledi.

Sarıgül, Kürt sorunundan dışişlerine kadar her konuda cesur reformlara ihtiyaç olduğunu söyledi. Çok daha güçlü Türkiye-ABD ittifakını Atatürk’ün en önemli rüyası olarak adlandırarak, ABD’yi eleştiren CHP ve diğer politikacıları fırçaladı.

Sarıgül kendisi, ayanı beyan etti: eğer bu konuşmayı ABD’ye Uluslararası Ziyaretçi vizesini aldığından birkaç yıl önce yapmış olsa idi, “bu gün başbakandı”. Dediğine göre, ziyareti esnasına, ABD dışişlerinden bir tercüman hakkında şikâyette bulundu ve CHP başkanlığını 100 oyla kaybetti.

Sarıgül’de ego ve enerji eksikliği yok; konuşma esnasında anlattığını pekiştirmek için iki defa sıçrayarak ayağa kalktı. 18 yaşlarındayken politikaya atılmaya karar vermiş; ulusal sahnede olmaya kararlı, her fırsatta kendini göstermeye çalışıyor. Aralıkta, Papa’nın ayininde ön sırada idi (kayınvalidesi Alman Hıristiyan) ve Atlantik Plak şirketi sahibi Ahmet Ertegün’ün cenazesinde tabutu taşıyanlardandı.

Yanlış adımları saymazsak, İstanbul’un altınlarından biri sayılan Şişli’de başarılı, kamu önünde ve hatta popüler belediye başkanı. Başarılarından sırlarından biri, Başbakan’ın yakın danışmanlarından birinin Başkonsolos’a anlattığı olay. Tayyip Erdoğan ve eşi Emine’yle birlikte olduğu bir uçak yolculuğunda danışman, Sarıgül ve ölçüsüz büyük hırsı konusunda küçük düşürücü bir yorum yapıyor. Başbakan’ın danışmanları yanında çoğu zaman sessiz olan Bayan Erdoğan söze karışıp danışmandan Sarıgül’ü eleştirmemesini istedi. Neden diye sorulduğunda, 1990’ların sonunda Erdoğan hapiste iken Sarıgül arayıp ailenin bir ihtiyacı varsa yardım teklif etti diye açıkladı. Danışman, alaylı bir tavırla, “elbette arayacak, o bir politikacı” dedi. Başbakan’ın eşi, “en azından aradı, teklif etti; arkadaşlarımızın çoğunun yaptığından daha fazla idi” dedi.

Sarıgül’ün 2005’de CHP parti genel başkanlığı seçimlerini kaybetmesini 2004’deki Uluslararası Ziyaretçi programı esnasındaki olayla –her ne ise bu olay‑ bağlantılı görmesi, kendisinin ABD ile ilişkilerinin önemine ve CHP’nin demokratik olmayan iç politikasındaki kıskacın kırılması için dışarıdan müdahale gerekeceğine inancını güçlendiriyor. Hevesle istediklerini daha ileriye götürebilmek için devamlı ABD’den olumlu bir işaret bekleyen Sarıgül, yalnızca Türkiye’de dinamik çoğulcu bir siyaseti teşvik ederek siyasi beklentilerine destek olmayı reddettiğimizde kuşkusuz hayal kırıklığına uğradı.

JONES, 19 Aralık 2006

Erkan GÜÇİZ, 5 Kasım 2013


WİKİ Sızıntılarda Mustafa Sarıgül -4

YIL: 2009

“SARIGÜL’ÜN GÖZÜ ÇOK YUKARLARDA”


ABD İstanbul konsolosluğu görevlisi WİENER’in “merkez”e raporu:

“Görüşmemiz esnasında, Sarıgül tekrar tekrar kendini ABD Cumhurbaşkanı Obama ile karşılaştırdı fakat o daha çok yerine geçmeyi umut ettiği Türkiye Başbakanı Erdoğan’a benziyor.İkisi de hırslarını besleyecek parayı bulmanın yolunu biliyor. İkisi de her an parlamaya hazır..”

http://wikileaks.org/cable/2009/03/09ISTANBUL118.html

Sarıgül; isterse ömür boyu Şişli Belediye Başkanı; 2004 yerel seçimlerinde Türkiye’nin laik partisi CHP adayı olarak oyların yüzde 66’sını aldı (dediğine göre bu ülke çapında bir rekor).



Sarıgül’ün gözü Başbakanlık’ta; inandığı; etken bir muhalefet lideri (kendini kastederek) başarılı olarak Erdoğan’a kafa tutabilir. Sarıgül, 29 CHP’li ve 8 AKP’li (DSP’li yok) üyenin olduğu Şişli Belediye Meclisi başkanlığı ile kendini partiler üstü bir politikacı olarak görüyor; dediğine göre liderliği sayesinde meclis kararlarının yüzde 97’si oybirliği ile alınıyor.



Görüşmemiz esnasında, Sarıgül tekrar tekrar kendini ABD Cumhurbaşkanı Obama ile karşılaştırdı fakat o daha çok yerine geçmeyi umut ettiği Türkiye Başbakanı Erdoğan’a benziyor.



İkisi de hırslarını besleyecek parayı bulmanın yolunu biliyor. İkisi de her an parlamaya hazır. Fakat Erdoğan açıkça dindar ve fakir aile geçmişi ile gururlu Sarıgül ise laik ve kentli olma heveslisi.



Nasıl Erdoğan sağın donuk, yorgun parti liderlerinin yerini alarak ortaya çıktıysa belki de Sarıgül solu yeniden hayata getirecek İstanbul’un sesi olur.

WIENER, 23 Mart 2009

Erkan GÜÇİZ, 5 Kasım 2013


WİKİ Sızıntılarda Mustafa Sarıgül -5

WİKİ SIZINTI 2009

ABD İSTANBUL KONSOLOSLUK RAPORU: “SARIGÜL BAŞBAKANLIĞA HAZIRLANIYOR”


http://wikileaks.org/cable/2009/05/09ISTANBUL151.html

Geçenlerde üçüncü defa Belediye Başkanı seçilen Mustafa Sarıgül 2011 seçimlerinden sonra Türkiye’nin Başbakanı olacağından son derece emin.



Sarıgül bize, yakında, Başbakan Erdoğan’ı koltuğundan edecek bir yeni siyasi parti kuracağını söyledi.



Ayrıca, Koç, Şahenk ve Eczacıbaşı gibi Türkiye’nin en zengin ailelerinden bazılarının kendisini desteklerini sözlerine ekledi.

Sarıgül’e göre Erdoğan’ın vakti doldu.



Daha önceki görüşmemizde olduğu gibi Sarıgül yine kendini Başkan obama ile karşılaştırdı.



Sarıgül bize, önümüzdeki birkaç ay içinde Washington’a gideceğini ve Başkan’ı Beyaz Saray’da ziyaret etmeyi planladığını söyledi.



Sarıgül bize, KKTC’de 19 Nisan seçimlerinde, Derviş Eroğlu’nun seçim kampanyası masraflarının tümünü cebinden ödediğini söyledi.



AKP’nin içinden bir siyasi strateji uzmanı bize, “Sarıgül’ü hafife almamak gerektiğini, onun politikayı çok iyi anladığını” söyledi.

WIENER, 4 Mayıs 2009

___________________________________________________________________

WİKİ SIZINTILAR 2009

PATRİK BİZE DEDİ Kİ: “ERDOĞAN EN İYİ SEÇENEK; FETHULLAH GÜLEN DE FENA SAYILMAZ. CHP’NİN BAŞINDA SARIGÜL OLMALI”


http://wikileaks.org/cable/2009/10/09ISTANBUL405.html

Patrik, Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’ü bir muhalefet partisi kurmada desteklediğini ve muhalefet olarak CHP’nin başında Sarıgül’ü Baykal’a tercih ettiğini söyledi. Patrik, 2006’da ABD ziyareti esnasında görüştüğü ve yakındaki ABD ziyaretinde de tekrar görüşmeyi umut ettiği, kendi arzusuyla sürgünde yaşayan filozof Fethullah Gülen hakkında yalnız olumlu şeyler söyledi.



Patrik, Başbakanlık heveslisi Sarıgül’e destek

Patrik, yıllar önce Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’ün kendisini ziyaret ettiğini, kendisinden ABD’de yaşayan tanıdığı Rumlara, Başbakanlık koltuğu yolundaki hevesine desteği arttıracak şekilde Sarıgül’ün güvenilir bir kimse olduğunu söylemesini istediğini söyledi. Patrik, bunun Türk siyasetinde sıra dışı bir şey olduğunu ‑fakat kendisinin hoş karşıladığını‑ ve ABD’deki dostlarına Sarıgül’ü olumlu şekilde tanıttığını ancak bundan öteye gitmediğini anlattı. Patrik, Sarıgül’ü “Baykal’ın düşmanı” olarak adlandırıyor ve AKP muhalefet konusunda Sarıgül’ü Baykal’a tercih ettiğini ekledi.

WIENER, 23 Ekim 2009

Erkan GÜÇİZ, 5 Kasım 2013


WİKİ Sızıntılarda Mustafa Sarıgül -6

AMERİKA ADAMI NASIL LİDER YAPAR?! OKUYUN…

WİKİ SIZINTI – 2009 ABD SARIGÜLÜ YAKINDAN TAKİP EDİYOR!

ABD KONSOLOSLUĞUNUN “MERKEZ”E RAPORU:

“Zeynep Dereli, iki yeni TDH başkan yardımcıları, eski Dışişleri Bakanı Hikmet Çetin ve eski ABD Büyükelçisi Faruk Loloğlu’nun da katılacağı bir Washington ziyareti –Erdoğan’ın 7 Aralık ziyareti ile çakışacak‑ organize ediyor.”

http://wikileaks.org/cable/2009/11/09ISTANBUL429.html

Büyükelçiliğin siyasi danışmanı ile son görüşmesinde Sarıgül ve Türkiye Değişim Hareketi (TDH) Dış İlişkilerden sorumlu yardımcısı, TDH’nin toplumda herkese erişim projelerini –bu Aralık ayında bir Washington ziyareti de dâhil‑ ve ABD izleyicilerinin ilgisini çekecek Batı eğilimli dış politika ve liberal programlı iç politika platformlarını özetlediler.

Büyükelçiliğin siyasi danışmanına, düsturunun “her kapıyı çalmak, her eli sıkmak” olduğunu söyleyen, seçimlerde destek toplamak için bütün memleketi dolaşan Sarıgül ve yardımcıları ‑14 Kasım’da Batman’a gidiyor‑ ülke çapında Sarıgül’e desteğin yüzde 30 olduğunu gösteren son zamanlarda yapılmış bir Genar kamuoyu yoklamasına dikkat çekiyor. (Yorum: Genar Araştırma’nın sahibi, iktidar partisi ile ilişkileri bilinen, Başbakan Erdoğan’ın akrabalarından biri. Bu tür kamuoyu yoklaması, Sarıgül’e desteği olandan fazla göstererek CHP’yi zor durumda bırakma maksatlı olabilir.)



TDH Dış İlişkilerden sorumlu Başkan Yardımcısı Zeynep Dereli, Sarıgül’ün 20 Kasım’da Ankara’da AB ülkeleri Büyükelçileri ile kahvaltıda buluşacak. (12 Kasım’da AB ülkeleri ve ülkeler İstanbul Başkonsoloslarına her yıl tekrarladığı öğle yemeği vermişti.) Dereli aynı zamanda, Aralık başlarında iki yeni TDH başkan yardımcıları, eski Dışişleri Bakanı Hikmet Çetin ve eski ABD Büyükelçisi Faruk Loloğlu’nun da katılacağı bir Washington ziyareti –Erdoğan’ın 7 Aralık ziyareti ile çakışacak‑ organize ediyor.



Dereli, TDH’nin dış politikasının ana hatlarını şöyle belirtti: NATO, AB’ne katılım ve İsrail ile ilişkiler; sonuncusu Sarıgül’ün bize yaptığı sunumun konusu idi.



WIENER, 19 Kasım 2009

___________________________________________________________________

WİKİ SIZINTI 2009

ABD konsolosluk raporundan: “Aleviler Sarıgül’e uzak”


http://wikileaks.org/cable/2009/12/09ISTANBUL456.html

Üç Alevi grubundan hiç biri Şişli Belediye Başkanı Sarıgül’ün TDH’ni CHP’ye bir alternatif olarak görmüyor. Alevi Bektaşi Federasyonu Başkan Yardımcısı Ali Kenanoğlu, Sarıgül’ün tutumu için, “ikiyüzlü” dedi.

WIENER, 14 Aralık 2009

___________________________________________________________________

WİKİ SIZINTI 2010

ABD KONSOLOSLUK RAPORU: “SARIGÜL İLE İLGİLİ KOCA BİR YOLSUZLUK DOSYASI AKP’NİN ELİNDE”


http://wikileaks.org/cable/2010/01/10ISTANBUL30.html

Yakın geçmişte bir görüşmemizde AKP Yönetim Kurulu Üyesi Nureddin Nebati, Sarıgül bir tehdit haline gelirse, ellerinde yolsuzluk ve zamparalıklarına kanıt olacak “koca bir” dosya olduğunu fısıldadı.

DAYTON, 21 Ocak 2010

Erkan GÜÇİZ, 5 Kasım 2013
http://www.guncelmeydan.com/index.php?option=com_content&view=article&id=4834:-wk-szntlarda-mustafa-sarguel-erkan-guecz&catid=159:eguciz1&Itemid=387

UED“Kemalist Devrimi yeniden inşa edeceğiz”



BASIN AÇIKLAMASI

(10 Kasım“Bizi mahvetmek isteyen emperyalizme karşı ve bizi yutmak isteyen kapitalizme karşı”direnişin adıdır.)
Kurtarıcımız ve kurucumuz Mustafa Kemal Atatürk’ün bedensel varlığının aramızdan ayrılışının 75. Yılındayız.

Bu nedenle “Devletimizi kuran, ulusumuza özveriyle, doğrulukla hizmet eden, insanlık ülküsünün tutkun ve seçkin kişiliği, eşsiz kahraman Atatürk’ün” anısı önünde minnet ve saygıyla eğilirken, Türk bağımsızlığını ve Türk Cumhuriyetini her koşul altında korumaya ve savunmaya andiçiyoruz.

10 Kasım, Türkiye Cumhuriyetinin bölünmesine ve yok edilmesine karşı durmak için,  BÜYÜK BİR “MİLLİ MÜCADELE” GÜNÜNÜN  adıdır.…

Çanakkale’yi, Anadolu’yu silah gücü ile  geçemeyen ihanet cephesi  yine iş başında…

Bu sefer kimlik değiştirerek geldiler ve Ülkemize girdiler.
AYNEN ATATÜRKÜMÜZ’ÜN SÖYLEMİŞ OLDUĞU GİBİ…

“…Cebren ve hile ile aziz vatanın,
bütün kaleleri zaptedilmiş,
bütün tersanelerine girilmiş,
bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir.

Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere,
memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar
gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler.

Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler.

 Cumhuriyete karşı İhanet hançerleri bir biri ardınca  geliyor. Atatürkün kurduğu  Cumhuriyetin olanaklarını, onu yıkmak için kullananlar, şeytanın bile aklını zorlayacak ihanet senaryolarını birbiri arkasına sahneye sürüyorlar. şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit” eden ihanet erbabı zevat, milli kimliği, milli bilinci, milli uyanışı, milli direnişi yok etmek amacıyla yaşamın her alanını denetim ve kontrol altına almaya çalışıyor.

Bu nedenle Verilen bu mücadele; Çanakkalede, Sakarya da, İnönü de, Dumlupınarda, menemende, Tuncelide verilen Kemalist devrim mücadelesinin günümüzdeki adıdır.


Verilen bu mücadele,   yalnız Ülkemizdeki birkaç kendini bilmez “Piyon” ve “Taşeron” parti  ile yapılan mücadele değil, aynı zamanda “Bizi mahvetmek isteyen emperyalizme karşı ve bizi yutmak isteyen kapitalizme karşı” verilen bir mücadeledir.

Bu amacı gerçekleştirmek için, Soylu Türk ulusu  Haziran direnişinde, 29 Ekimlerde,19 mayıslarda  yüksek bir azim ve Kararlılıkla ayağa kalkmıştır. Yıkım sürecinin dolaylı destekçiliğine,  piyon ve taşeronluğuna soyunmuş  olanlara bir kez daha çağrı yapıyoruz. “Kemalist devrim; Sicilli Cumhuriyet düşmanları ile işbirliği yaparak, onlara ödün verilerek savunulmaz!  Kemalist devrim; her türlü gericilikle, Gericiliği besleyen  iç ve dış ihanet cepheleriyle kararlılıkla,  ödünsüz savaşarak savunulur”

İşte bu "ahval ve şerait" içinde dahi, ulusal uyanışı gerçekleştirip, milli cepheyi kuracak ve ulusumuza dayatılan  "Büyük Ortadoğu Projesini " yırtıp Sevr'in yanına, tarihin çöplüğüne atacağız. Kemalist Devrimi yeniden inşa edeceğiz. Kemalist Cumhuriyeti,  etrafını saran ayrık otlarından temizleyeceğiz.

YÖNETİM KURULU ADINA:

                                                                    Mahmut ÖZYÜREK

ULUSAL EĞİTİM DERNEĞİ

ISPARTA ŞUBE BAŞKANI

8 Kasım 2013 Cuma

2011 Seçim Sonuçları’ CHP’nin Büyük Günahı



20 Haziran 2013 itibarıyla, Gezi Direnişi’nin tutuşturduğu ateş vatanın dört bir yanını sararken CHP’nin durumu nedir? CHP, olayların başlamasına kadar AKP iktidarına karşı etkili bir muhalefet gösterememiştir. Gezi olayları boyunca da ortaya doğru dürüst bir varlık koyamamıştır ve olayları geriden takip etmektedir. Halkın isyanının, sokaklara dökülerek hakkını aramak istemesinin etmenlerinden biri de, CHP muhalefetinin bu yetersizliğidir.
CHP’nin cılızlığı büyük ölçüde parti genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun eseridir. Kılıçdaroğlu en basit söylemle, liderlik yetenekleri olmayan, halka önderlik ve yol gösterme konusunda yetersiz, çapsız biridir. Kendisi, CHP’yi Kemalizm ilkelerinden uzaklaştırmış, Atatürkçü kadroları safdışı bırakarak üst yönetimi Kürtçü, liboş ve mezhepçilerle doldurmuştur. Kemal Kılıçdaroğlu bir taraftan  dostlar alışverişte görsün misali kürsüde AKP’ye eser gürlerken, öbür taraftan CHP AKP ile TBMM’de anayasa uzlaşma komisyonunda, başkanlık divanında ve ihtisas komisyonlarında işbirliği yapmaktadır. CHP, ülkenin bugün geldiği uçurumun kenarında yapabileceği en doğru hareket olan sine-i millete dönmeyi aklından bile geçirmeyip, Türkiye Cumhuriyeti’nin ölüm fermanı olacak olan bölünme anayasasının hazırlığında AKP ile gayet güzel çalışmaktadır.
Bütün bunların ötesinde CHP’nin en büyük günahı, 2011 genel seçiminin hileli sonuçlarına itiraz etmemesidir. AKP’nin 2011 seçimleri türlü dalaverelerle aldığını sağır sultan bile duymuştur (bkz. http://www.odatv.com/n.php?n=akpnin-oyu-yuzde-30un-altindadir-1606111200).  Birden bire 10 milyon artan seçmen sayısı, oy sayımı sırasındaki elektrik kesintileri, tespit edilen sayısız usulsüzlük ve sessiz sedasız kaldırılan parmak boyama işlemi 2011 seçim sonuçlarını tamamen şaibeli bir hale getirmiştir. AKP, yeni uygulamaya koyduğu elektronik seçim sisteminde sonuçları kendi lehine manipüle etmiş ve sözde %47 ile TC hükümeti iktidarını gasp etmiştir.
Türk Milleti açısından esas korkunç olan, CHP’nin milli iradenin bu şekilde çalınmasına sesini çıkarmamış ve hileli seçim sonuçlarını kabul etmiş olmasıdır. Bu CHP’nin Türk Milletine karşı işlediği en büyük günahtır, en ağır suçtur. Kılıçdaroğlu CHP’si bu şekilde, AKP diktatoryasının kuvvetlenmesine destek sağlamış, AKP ve Erdoğan’a uygulamaya koydukları İslamcı faşist programı haklı çıkarmak için tepe tepe kullanmakta oldukları ve onlara ‘legitimacy’ sağlayan ‘biz yüzde elli oy aldık’ söylemini altın tepside bahşetmiştir. Bu stratejik hata Kemal Kılıçdaroğlu’nun liderliğindeki CHP’nin nasıl bir delalet içinde olduğunu göstermektedir. CHP’nin bu hatasını asla ikrar etmemiş olmakla kalmamasının üzerine, AKP ile TBMM çatısı altında çeşitli türde işbirliğine girmesi yaraya tuz basmıştır. Kemal Kılıçdaroğlu bu durumdan birinci derecede sorumludur. Zaten kendisi parti liderliğine Baykal’ın bir CIA komplosu ile safdışı edilmesiyle yükselmiş bir oportünisttir. Onun CHP’nin başında olması Türkiye’yi istkrarsızlaştırmak ve bir İslam cemahiriyesine dönüştürmek isteyen dış mihrakların işine gelmektedir.
Gezi Direnişi’nden AKP’den daha çok CHP’nin ders alması gerekmektedir. CHP içindeki milliyetçi, yurtsever, Atatürkçü kadroların partinin üzerine çöreklenen Kılıçdaroğlu ve ekibini defetmeleri, Atatürk ilkelerine ve milliyetçiliğe iman tazelemeleri ve partinin başına Türk Milleti’ni Kurtuluş Savaşı’ndaki gibi tekrar şaha kaldıracak bir önder getirmeleri gerekmektedir. Ülkemizi imha etme planını kararlılıkla yürürlüğe koymuş olan AKP illetini yok etmenin başka yolu yoktur. Şayet CHP bunu gerçekleştiremezse, yurdumuzu bir iç savaş beklemektedir.