13 Ekim 2016 Perşembe

Pazarlamacı Unakıtan ve yolsuzlukları



Küreselleşme adı verilen emperyalist yağmacılığın, IMF ve Dünya Bankasının “yeniden yapılanma” adıyla tüm bağımlı ülkelerin önüne olmazsa olmaz koşul olarak koyduğu özelleştirmelerin Türkiye temsilcisi,
Cumhuriyetin ekonomik alt yapısının temellerini çökertme tezgâhının mimarlarından,
Emeğin değersizleştirilmesi, emekçinin açlığa, yoksulluğa mahkûm olmasının, emek örgütlerinin işlevsiz kılınmasının gözü kara savunmanı, yağma ve yolsuzluk uzmanı,
SEKA İÇİN  "Stratejik yer imiş. Ne stratejisi, önemli olan müşteri bulmak. Müşteri gece gelsin, pijamayla çıkarım karşılarına. Seviyorum bu işleri arkadaş,
ŞEKER FABRİKALARI İÇİN "Kâr edeni de, zarar edeni de satacağız!"  
TEKEL İÇİN  "Babalar gibi satarız!"
PETKİM İÇİN  ''Ülkenin işgal altına girdiğini söylüyorlar. Gelsinler işgal etsinler!"
TÜPRAŞ İÇİN “Parayı veren düdüğü Çalar. TÜPRAŞI Ruslara satar mısın, diyorlar. Satarım arkadaş"
LİMANLAR İÇİN “Ne banka bırakacağız, ne fabrika, Ne de işletme. Liman da bırakmayacağız. Hepsini satacağız!"
SÜMERBANK İÇİN; “Sümerbank tarihten siliniyor. Elinde bir şey kalmadığı için ismini de kaldırıyoruz."  Diyen AKP’nin Maliye Bakanı Kemal Unakıtan tarihten silmeye çalıştığı Cumhuriyet kurumlarını, kurucularını silemedi, kendi silindi gitti.
Dilerim yağma ve yolsuzlukları birlikte yürüttüğü yol arkadaşları bu ölümden ders alırlar…
Pazarlamacı Unakıtan ve yolsuzluklarını bir kez daha anımsayalım/anımsatalım. 13 Ekim 2016
Mahmut ÖZYÜREK

UMUT AKPINAR -ANF
İZMİR - Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın adı yine yolsuzluk iddialarına karıştı. Her türlü kazancı mubah gören anlayışıyla herkesi şaşkına çeviren Unakıtan, bu kez de TEKEL'e kiralanmak istenen makinaları bedelinin çok üstünde göstererek haksız kazanç sağlamakla suçlanıyor.

Gümrük Teftiş Kurulu, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın oğlunun da adının karıştığı Tekel'e kiralanmak istenen makinelerin gerçek değerinden 5,7 milyon Euro fazla bedelle Türk gümrüğüne bildirildiğini saptadı. İthalatçı firmanın bulunduğu İspanya'da ise gümrük idaresine makinelerin değerinin 3,9 milyon Euro olarak beyan edildiği anlaşıldı.

Makinelerin 5,7 milyon Euro fazlasıyla fatura edilmesinin "fahiş bedelle Tekel'e satılma iddiasını" güçlendirdiği belirtildi. Söz konusu makinelerin kiralanmasına ilişkin sözleşmeye Maliye Bakanı Kemal Unakıtan onay vermişti. Bu onayın ertesi günü de Unakıtan'ın oğlu Abdullah Unakıtan'ın sahibi olduğu AB Gıda AŞ'de "santral görevlisi" olarak çalışan Sedat Güngörmüş'e kiralama işini alan şirketten 30 bin dolar havale yapılmıştı. Güngörmüş, parayı alarak Unakıtanların şirketinin muhasebe müdürüne teslim ettiğini söylemişti. Hazine Baş kontrolörü Uğur Katar da konuya ilişkin hazırladığı raporda, oğul Unakıtan'ın da aralarında bulunduğu 11 kişi hakkında ihaleye fesattan dava açılmasını istemişti.

ERDOĞAN DESTEĞİNİ ESİRGEMİYOR

Hakkında sayısız yolsuzluk iddiası olan Unakıtan'a Başbakan Tayyip Erdoğan her koşulda sahip çıkıyor. Maliye Bakanı Kemal Unakıtan hakkında bugüne kadar çıkan yolsuzluk iddiaları henüz hukuki anlamda bir karşılık bulmazken, aile şirketlerine her geçen gün yenisini eklemesi gözlerden kaçmıyor.

YOLSUZLUK YAPMADAN DURAMIYOR

Galataport ve Kuşadası limanlarıyla ilgili tartışmalı ihaleler, işadamı Sami Ofer ile ihale öncesinde görüşmesi, şirketlerinin aftan yararlanması gibi pek çok konuda tartışmalara neden olan Unakıtan yeni vukuatlar la gündemdeki yerini koruyor. Geçtiğimiz aylarda malvarlığı ve kaçak villa konularında gündeme gelen Unakıtan'ın yolsuzluklarını hatırlamakta fayda var.

YAPTIĞI YOLSUZLUĞU SAHİPLENİYOR


Galataport İhalesi: Özelleştirme İdaresi'ne bağlı Türkiye Denizcilik İşletmeleri (TDİ), Karaköy-Salıpazarı mevkiindeki 1,2 kilometrelik rıhtım ve sahil şeridinin kurvaziyer liman, oteller, alışveriş merkezleri ve konut yapılmak üzere 49 yıllığına yap-işlet-devret (YİD) ihalesine çıkardı. Türkiye limandan yılda 4 milyon Euro (49 yılda 196 milyon Euro) kazanırken yapılacak projeye Ofer-Kutman ortaklığının verdiği 3,5 milyar Euro’ lük teklifin bugünkü değeri de 193 milyon Euro’ya geliyor. Unakıtan, projenin başından sonuna kadar arkasında durdu.

İHALEYE GİRMEDEN ÖNCE UNAKITAN'LA GÖRÜŞ!

Kuşadası Limanı: Özelleştirme İdaresi'nin 2003 yılında yaptığı ihalede, İhale Komisyonu, TDİ'ye ait Kuşadası Limanı'nın işletme hakkının en yüksek teklifi veren Limaş AŞ'ye verilmesine, bu şirketin yükümlülüklerini yerine getirememesi durumunda ise teminatın gelir kaydedilmesine karar verdi. İhale komisyonu bu hususları aralarında Unakıtan'ın da bulunduğu Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun (ÖYK) onayına sundu.

ÖYK, daha önce görülmemiş bir yöntemle, limanın işletme hakkının, LİMAŞ'ın yükümlülüklerini yerine getirememesi durumunda, ihalede ikinci sırada gelen, ama komisyon kararında yer almayan Ofer-Kutman ortaklığındaki Royal Carribean ortak girişim grubuna verilmesine karar verdi. İhale başladıktan sonra ÖYK üyeliğine atanan Unakıtan'ın, bu süreçte Ofer'ler ile görüştükleri iddia edildi. Unakıtan bu iddiaları yalanladı. LİMAŞ ödemeyi ''yapamayınca'' Kuşadası Limanı'nın kullanım hakkını, sözleşmeye göre Ege Denizi'nin kullanım hakkıyla beraber Ofer-Kutman ortaklığı aldı.

İHALESİZ SATIŞLAR YAPTI

TÜPRAŞ'ın yüzde 14.76'sının satışı: Unakıtan'a bağlı olan Özelleştirme İdaresi, TÜPRAŞ'ın yüzde 14.76'sını, kamuya açıklanmayan bir ÖYK kararına dayanarak piyasa değerinin yüzde 8 altına, ihalesiz bir şekilde başka hiçbir aracı kurumdan teklif almadan, Kutman'ın sahibi olduğu Global Menkul Değerler aracılığıyla Sami Ofer' in şirketlerine sattı.

Satışın gerçekleşmesi için Sami Ofer'in oğlu Eyal Ofer 'in, Mehmet Kutman ile Maliye Bakanı Unakıtan'la makamında 28 Şubat'ı 1 Mart'a bağlayan gece yarısı saat 02.00'de görüştüğü ileri sürüldü. Maliye Bakanı bu iddiaları kabul etmedi. Resmi kayıtlara göre satış, Global Menkul Değerler’ in 28 Şubat'ta Özelleştirme İdaresi'ne başvurması üzerine, aynı gün içinde ''olur'' çıkartılıp idarenin borsadaki aracı kurumu İş Yatırım'a emir vermesi ile 4 Mart 2005'te gerçekleştirildi. Fiyatın artmasıyla Ofer grubu 446 milyon dolarlık satıştan 6 ayda 390 milyon dolar kâr etti.

OĞLUDA BABASINA ÇEKMİŞ...

Unakıtan'ın oğlu: Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın oğlu Abdullah Unakıtan, sahip olduğu AB Gıda Sanayii aracılığıyla 2003 Ağustos ayında 4 bin ton çerezlik mısırı ithal etti. Ancak ithalatın hemen ardından alınan iki kararla mısır ithalatından alınan gümrük vergisi yüzde 35'ten önce yüzde 45'e, sonra da yüzde 70' çıkarıldı. Düzenlemeyle Abdullah Unakıtan'ın yaklaşık yüzde 40 kâr sağladığı hesaplandı. Unakıtan'ın oğlunun ithalat yaptığı dönemde 220-230 bin lira olan mısırın kilosu, vergi oranlarının arttırılmasıyla 310 bin liraya çıktı. Mısır, Unakıtan'ın söylediği gibi tavuklar için alındıysa Unakıtan'ın oğlunun 2 milyon tavuk beslemesi gerekiyor.

Unakıtan, ''vergi mahremiyeti'' ilkesi nedeniyle oğlu Abdullah Unakıtan'ın mısır ithalatına ilişkin ödediği vergi miktarını açıklamaktan kaçınırken iktidara yakın Yeni Şafak gazetesinin haberine göre CHP'li Baykal'ın şahsi mal varlığını dost sohbetine konu etmekten kaçınmadı.

YOLSUZLUĞUN HER TÜRLÜSÜ MEVCUT

Hayali ihracat ve aflar: Bir dönem yönetim kurulu üyeliğini yaptığı Sakarya Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi AŞ vergi affından yararlandı. Yine yönetiminde bulunduğu BEM Dış Ticaret AŞ, tasfiye halindeyken 1997-2002 yılına dek vergiye tabi geliri olmadığını bildirdi. Affın yürürlüğe girmesiyle sadece ''gelirim yok'' dediği 1999 yılı için 1 trilyon 11 milyar gelir gösterdi. Şirketi KDV yönünden 3 trilyon 86 milyar liralık matrah artırımında bulundu.

KENDİSİ İÇİN YASA ÇIKARTTI

2B'de arazisi çıktı: TBMM'de ''2B'' olarak nitelendirilen orman arazilerinin satışını öngören anayasa değişikliğiyle ilgili görüşmeler sürerken İstanbul Çavuşbaşı'nda 1. derece SİT alanı içinde imarsız ve tapusuz 53 dönüm 2B niteliğinde orman arazisi olduğu ortaya çıktı.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder