23 Şubat 2013 Cumartesi

TSK HER DÖNEM TEK HEDEF

Mezarının Isparta'da olduğu haberiyle yeniden gündeme gelen Said-İ Nursi ile ilgili yeni bilgiler ve belgeler ortaya çıktı. TBMM darbeleri araştırma komisyonuna gelen belgelere göre Nursi TSK'yı içten fethetmeye çalışmış. ve Bunnu için de assubaylardan başlamış. MİT belgelerinde Nursi "boşta gezer, sinsi" olarak tanımlanıyor
23 Şubat 2013 Cumartesi 12:18
 
Meclis Darbeleri Araştırma Komisyonu'na gelen evraklar arasında sadece Bediüzzaman Said Nursi'nin mezar yerini gösteren belgeler yok! Emniyet, Jandarma ve MİT tarafından Said Nursi'nin hayatı boyunca takip edildiğini gösteren pek çok belge de mevcut.
Belgelerden anlaşıldığına göre; 1925'ten itibaren istihbarat birimleri Said Nursi'yi adım adım takip etmiş. Nursi, ziyaret ettiği il ve ilçelerde yakın takibe uğramış, gittiği bakkaldan, ziyaretine gelen isimlere kadar birçok kişi fişlenmiş. Bu fişlemeler doğrultusunda fikirleri ve yaşam tarzları nedeniyle pek çok kişi mağdur edilmiş. Öyle ki; istihbarat birimlerinin raporları haricinde neredeyse her ay il valileri düzenli olarak İçişleri Bakanlığı'na Said Nursi ve o illerdeki Nurcuların faaliyetleriyle ilgili bilgi notları yollamış. Bu notlarda yazılanların uygulanması için emniyet ve jandarma birimlerine gönderilerek yüzlerce insan tutuklanmış...

Belgeler arasında en ilginci 1950'li yılların ortalarında hazırlanmış dört sayfalık bir evrak. Dönemin istihbarat kurumu MAH tarafından hazırlanan belge "Nurcuların Muhtelif Vilayetlerdeki Temsilcileri" başlığını taşıyor. Bu belgede il il Nurcuların temsilcilerinin adı mevcut. Bugün çoğu hayatta olmayan bu isimler listesinde Said Nursi'nin en yakınındaki talebelerinin adları yazıyor. Belgede Nurcuların İstanbul temsilcisi olarak Şair Necip Fazıl Kısakürek'in adı da dikkat çekiyor! Yine belgelerde Said Nursi'ye sempati duyan Demokrat Partili milletvekilleri, il ve ilçe başkanları da fişlenmiş.

Komisyona ulaşan belgeler arasında Said Nursi'nin TSK'ya sızmaya çalıştığı da vurgulanıyor. İstihbarat birimleri bu görüşlerini desteklemek için, astsubay rutbesinden albay rutbesine kadar TSK'da görevli birçok subay ve astsubayın adını da 'Nurcu' şeklinde fişlemiş!

1958 yılında hazırlanan bir belgede Sid Nursi'nin Nakşibendi tarikatına mensup olduğu, 1925 yılındaki Şeyh Said isyanına destek vermese de Kürt milliyetçiliği fikir ve gayesini, din ve tarikat kisvesi altında yaymaya çalıştığı belirtiliyor.

'Çok Gizli' damgalı bir başka belgede ise şunlar yazılı:

Adı: Saidi Kürdi, Said Nursi, Bediüzzaman
Kayıtlı bulunduğu kısım ve sıra numarası: A fişinin 5 sayısına kayıtlıdır
Yaptığı iş: Boşta gezer
Alınması lazım gelen durum: Kürtçülük mevkuresi taşıdığı, dini hassasiyetleri buna alet ettiği, Nurculuk teşkilatı kurmak istediği görüldüğünden... Dini hassasiyetleri alet ederek devletin emniyetini bozacak hallere halkı teşvik etmek ve Nurcular adında gizli bir cemiyet kurmak... Fırsat düşkünü, sinsi ve kurnaz bir şahıs olan adı geçenin kötü emellerini gizli gizli tahakkuk ettirmek istediği görülmüştür. Durumun denetlenmesi lüzumu görülmüştür. (Habertürk)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder