4 Aralık 2016 Pazar

OSMANLI TOKADI / Yılmaz DİKBAŞ




Sizler de gazetelerde okudunuz, duydunuz
Avrupa Birliği, Türkiye’ye karşı olumsuz tavır takınınca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “bu ağır Osmanlı tokadının Avrupa’nın utanmaz yüzüne ineceği” uyarısında bulunmuş.
“Osmanlı Tokadı” destansı bir anlam taşımaktadır.
Osmanlı ile ilgili tüm yüceltici deyimlerin gerçek dışı abartılı anlamlar taşıdığını biliyoruz.
İşte, “Osmanlı Tokadı” da böylesi abartılı deyişlerden biridir.
Değerli Dostlar,
Ben sizlere bu yazımda, Osmanlı’nın attığı söylenen tokatlardan değil, Osmanlı’ya atılmış gerçek tokatlardan söz edeceğim.
Osmanlı’nın yediği tüm tokatları değil de, en önemlilerinden bazılarını ana başlıklar halinde sıralayacağım.
İşte, bakın kimler Osmanlı’ya ne türden tokatlar atmışlar.
• 1768–1774 sürecinde Osmanlı ile Ruslar savaşa tutuştu. Savaşı Osmanlı kaybetti. Savaş sonunda “Küçük Kaynarca Antlaşması” imzalandı. İşte, bu anlaşmayla Ruslar, Osmanlı’ya şiddetli bir tokat patlattılar: Kırım’ı Osmanlı’dan aldılar. Rus gemileri Boğazlardan serbestçe geçecek, Osmanlı topraklarında istedikleri gibi ticaret yapacaklardı. Osmanlı, üç taksitte, Ruslara 750 milyon Akçe savaş tazminatı ödeyecekti. Rusların Osmanlı’ya attığı bu tokat, Osmanlı’nın tarihte yedikleri ilk büyük tokattı, gerisi gelecekti.
• Yaklaşık 400 yıl Osmanlı’n boyunduruğunda yaşayan Yunanlar, Osmanlı’ya 24 Nisan 1830’da okkalı bir tokat indirip bağımsızlıklarını ilan ettiler. Osmanlı, yediği tokatla kaldı.
• İngilizlerin ilk tokadı 16 Ağustos 1838 tarihinde Osmanlı’nın yüzünde patladı. Ekonomisi bozulmuş, hazinesi boşalmış Osmanlı ile bir ticari antlaşma imzaladılar. “Balta Limanı Antlaşması” denilen bu antlaşma ile Osmanlı, tüm gümrük duvarlarını İngiliz mallarına karşı indirdi! İngiliz tüccarlar Osmanlı topraklarında artık kendi topraklarındaymış gibi serbesttiler. İngiliz malları Boğazlardan serbestçe geçti, Osmanlı pazarını ele geçirdi. Antlaşma “süresiz” olarak yürürlükte ve geçerli olacaktı. Yediği bu tokattan sonra Osmanlı, bir daha belini doğrultamadı.
• Osmanlı ilk kez 28 Haziran 1855 tarihinde yabancı devletlerden borç aldı. İngilizler ve Fransızlar, Osmanlı’ya yüzde 4 faizle toplam 5 milyon İngiliz altını borç verdiler. Borç tuzağına düşen Osmanlı, bu tarihten sonra yabancılardan sürekli tokat yemekle kalmadı, Avrupalıların elinde kum torbasına döndü.
• Yunan tokadı Osmanlı’nın yüzünde bir kez daha patladı: 2 Eylül 1866’da Girit’i Osmanlı’dan alıp kendilerine bağladılar.
• 1877’de Osmanlı, Ruslarla savaşa girdi. Tarihimizde “93 Harbi” diye anılan bu savaşta Osmanlı yenildi. Yine Ruslardan tokadı yemişlerdi! Öyle bir tokat ki; Kars, Ardahan, Batum ve Doğubayazıt Rusların eline geçti.
• 1878’de Ruslar Osmanlı’ya öylesine şiddetli bir tokat patlattılar ki, askerleri İstanbul Yeşilköy’e (Ayestefanos) kadar geldi.
• 1878’de bir tokat da İngilizlerden geldi: Kıbrıs’ı Osmanlı’dan aldılar, adaya İngiliz bayrağı astılar.
• Fransızlar da Osmanlı’ya bir tokat indirdi: 1881’de Tunus’u Osmanlı’dan aldı.
• Osmanlı, başta İngilizler olmak üzere borç aldıkları Avrupalılara değil borçlarını, borçlarının faizlerini bile ödeyemez durumda kaldı. Sonunda, 6 Ekim 1875 tarihinde Osmanlı, iflas ettiğini gazetelerde ilan etti, alacaklı devletlere duyurdu. Osmanlı, üst üste yediği tokatlar sonucu sıfırı tüketmişti! Tarihte ilk kez bir imparatorluk iflas ettiğini gazete ilanlarıyla dünyaya duyuruyordu.
• Osmanlı’dan alacaklı devletler, başta İngiltere ve Fransa, 20 Aralık 1881 tarihli “Muharrem Kararnamesi” ile verilen yetkiyle İstanbul’a geldiler. Günümüz İstanbul Erkek Lisesi binasında “Düyun-i Umumiye”, yani “ Genel Borçlar İdaresi”ni kurdular. Artık Osmanlı’ya tokadı uzaktan değil, İstanbul’da patlatacaklardı! Alacaklı İngilizler ve Fransızlar bazı vergileri Osmanlı topraklarında kendileri doğrudan toplamaya başladı! Vergiler toplanırken Anadolu’da kadınlara cinsel saldırı haberleri geliyordu.
• 1882’de İngilizler, Osmanlı’ya bir tokat daha vurdular: Mısır’ı işgal ettiler.
• Osmanlı’nın suratında patlayan İngiliz tokatlarının sonu gelmiyordu. 1884’de Somali’ye girdiler.
• İngilizler, şamar oğlanına çevirdikleri Osmanlı’ya 1885’de bir tokat daha patlattı: Habeşistan’ı ele geçirdi.
Osmanlı, İngilizlerden belki de en yıkıcı tokadı 30 Ekim 1918 tarihinde yedi! “Mondros Antlaşması” ile Osmanlı ordusu tam teslim oldu. Asker terhis edildi. Osmanlı, ordusunun silahlarını, mühimmatını, cephaneliklerini İngilizlere bıraktı.
• İngilizler, Fransızlar, İtalyanlar, Yunanlılar ve Ermeniler birleşerek Osmanlı’ya, ayaklarını yerden kesecek bir tokat patlattılar: 10 Ağustos 1920 tarihinde Osmanlı topraklarının, Anadolu’nun bölünüp parçalanmasını gerçekleştirecek “Sevr Antlaşmasını” imzalattılar.
• Yediği tokatlardan sırt üstü yere yapışmış olan Osmanlı’nın son padişahı Vahdettin, 17 Kasım 1922’de işgalci İngilizlerin bir savaş gemisiyle İstanbul’dan kaçtı!
Vahdettin, kaçarak tokat yemekten kurtulduğunu sanıyordu. Ama nasıl aldandığını tarih bakın nasıl yazdı:
• İngilizler önce Vahdettin’i Malta’ya götürdüler. Ancak İngilizlerden bir tokat hemen Vahdettin’in yüzüne indi: Burada uzun süre kalamazsın, dediler.
• Vahdettin, Filistin’e gitmek istedi. İngilizler bir tokat daha attılar: Gitmesine izin vermediler.
• Vahdettin, Mısr’da kalmak istedi. Bir tokat daha geldi İngilizlerden: Mısır’da 72 saatten fazla kalamazsın, dediler!
• 13 Mart 1923 tarihinde Vahdettin, Fransa Cumhurbaşkanı Millerand’a bir mektup gönderip sığınma ve yardım istedi. Cevap olarak Fransa tokadı patlattı: Yardım edemeyiz, Türkiye’de olup bitenler Fransa’yı ilgilendirmez, dediler!
• Aynı tarihli mektubunda Vahdettin, Türkiye’deki mallarının geri alınmasında Fransa Cumhurbaşkanı’ndan yardım istemişti. Vahdettin’in bu isteğine Fransızlar tokat gibi cevap verdiler: Türkiye’nin iç işlerine karışamayız!
• 20 Ağustos 1923 tarihinde Vahdettin, İngiltere Kralı 5. George’a bir mektupla başvurarak Kıbrıs’ta yerleşmek istediğini bildirir, yardımcı olunmasını rica eder. İngiltere hükümeti tokadı Vahdettin’in yüzüne indirir: Kıbrıs’a gitmenize izin veremeyiz!
• İngilizler, Vahdettin’in İtalya’nın kıyı kenti San Remo’ya götürürler. Vahdettin, 30 yakınıyla beraber önce Villa Nobel’e, sonra Villa Manolya’ya yerleştirilir. Vahdettin ve yakınları tüm birikimlerini harcayıp bitirirler. Günlük yaşamlarını sürdürebilmek için bakkala, kasaba, manava borçlanma zorunda kalırlar. Borçlarını ödeyemeyecek duruma düşerler. 16 Mayıs 1926 günü Vahdettin, San Remo’da ölür. Ancak adamları cenazeyi kaldıramazlar! Vahdettin’e son tokadı İtalyanlar atmıştır: Vahdettin’in tabutuna ödenmemiş borçları nedeniyle haciz koyarlar! Vahdettin’in tabutu günlerce Villa Manolya’nın avlusunda bekletilir!
Değerli Dostlar,
Osmanlıya atılan tokatların listesi aslında çok uzundur.
Osmanlı Tokadı’ndan övgüyle söz edenlerin, önce Osmanlı’ya atılmış tokatları oturup okumasında çok yarar vardır…
Yılmaz Dikbaş
2 Aralık 2016, Cuma
dikbas@kalinka.com.tr
0532 233 31 52

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder