22 Haziran 2015 Pazartesi

Müslümanların kanlarıyla Müslümanlara sınır çiziyorlar



Sömürücü Batılılar, Birinci Dünya Savaşı’nda savaşarak Müslümanlar arasında çizemedikleri sınırları, günümüzde Müslümanları birbirine kırdırarak çiziyorlar. Bu amacı gerçekleştirmek için hazırladıkları en son proje, ‘Büyük Ortadoğu Projesi’dir. O projeyle, güya Ortadoğu ülkelerine demokrasi, özgürlük ve insan hakları getireceklerdi.
Maalesef, başta Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere, AKP’liler de buna inanmış ve Büyük Ortadoğu Projesi’nin eş başkanlığını üstlenmişlerdi. Şimdi AKP yöneticileri Büyük Ortadoğu Projesi’nin amacından saptığını ve çöktüğünü söylüyorlar. Çok yazık, hâlâ Büyük Ortadoğu Projesi’ni anlayamamışlar, hâlâ çöktüğünden söz ediyorlar. Yaşanan bunca olaylara bakarak, Büyük Ortadoğu Projesi’nin gerçek amacına ulaşmak üzere olduğunu göremiyorlar.

ABD ve yandaşları, Irak’ı işgal ederek üçe böldüler. Suriye’yi iç savaş çıkararak, Müslümanları kendi aralarında vuruşturarak fiilen parçaladılar. Ne yazık ki, Türkiye’yi idare edenler, amacın Suriye’ye demokrasi getirmek olmadığını anlayamadı. Bunu anlasalardı ve ona göre politika oluştursalardı, Ortadoğu’da durum hiç de böyle olmayacaktı. Bu öngörüsüzlüğün, daha doğrusu körlüğün bedelini, çok ağır bir şekilde ödedik ve ödüyoruz.  AKP hükümeti, yapılan bütün uyarıları kulak arkasına attı ve sonunda da duvara tosladığının farkına vardı.
İyi de, her şey bitmiş ve iş işten geçmiş midir? Hayır, her zaman yapılacak iş bulunabilir. Mühim olan neyi, nasıl yapacağını bilmektir. Bir başka deyişle, İslâm ülkeleri, çaresiz değil, geçmişe nazaran daha güçlü durumdalar Ama bu gücü, sömürgeci Batılılara karşı kullanmak yerine, onların emrine veriyorlar.
Hâlbuki gelişmeleri azıcık takip edenlerin göreceği gibi, yapılması gereken ilk iş, İslâm ülkelerinden her türlü yabancı güçlere el çektirmektir. Çünkü çeşitli adlar altında faaliyette bulunan tüm güçlerin amacı, İslâm ülkelerini bölmek, parçalamak ve sözde devletçikler kurarak İsrail’e yem etmektir.
 Yabancı güçleri, İslâm topraklarından söküp atmak için Türkiye, İran, Irak ve Suriye devletleri arasında işbirliği şarttır. Söz konusu devletler, böyle bir işbirliği yaparlarsa, terör örgütlerini ve devlet dışı oluşumları tanımazlarsa, yabancı güçler İslâm topraklarında zemin bulamazlar ve dolayısıyla çekilip gitmek zorunda kalırlar.
ABD ve yandaşları, İslâm devletleriyle resmi, terör örgütleriyle de gayri resmi ilişki kurmaktadır. Aslında terör örgütlerine samimi davranıyor, onlarla içli dışlı oluyor, devletlere karşı da ikiyüzlü politika izliyorlar.
İslâm topraklarından yabancı güçleri temizledikten sonra, Türkler, Araplar, Farslar ve Kürtler, birlikte yeni düzen inşa etmelidirler. Zira eski hal muhal, ya yeni hal, ya izmihlâl, noktasına gelmiş bulunuyoruz. Bu konuda başrol oynaması gereken ülkeler de Türkiye ve İran’dır.
Bazıları, küresel ekonomiye bağımlı ülkelerin, böyle bağımsız hareket edemeyeceğini düşünebilirler. Doğrudur, bağımsız politika için bağımsız ekonomi olmazsa olmazdır. O sebepten Milli Ekonomi Modeli’nin rehber edinilmesini dilimizin döndüğü kadar anlatmaya çalışıyoruz.
7 Haziran 2015 seçimlerinde, değişik oyun ve entrikalarla, milletimizin böyle bir tercihte bulunması önlendi ve engellendi. Ama artık bıçak kemiğe dayandı. Başka çıkar yol kalmadı. Koalisyon kuracak partiler, gerçekten millete hizmeti esas alıyorlarsa, bu tercihi onlar yapmalıdırlar. Eğer bunu yaparlarsa, hem ülkemizi, hem de İslâm ülkelerini küresel kuşatmadan kurtarabilirler.
MUSTAFA HİLMİ YILDIRIM

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder