16 Ocak 2015 Cuma

Devrimcilik Bu Kadar Ucuz Mu?



Ayn-el Arap (güncel adıyla Kobané) eylemleri, son günlerdeki moda tabiriyle “cepheleri” birleştirdi!  Nerede mi? Nerede olacak, Kobané’de, ABD emperyalizminin saflarında! Keşke gerçek bu kadar açık ve yalın olmasaydı, o zaman belki de katlanılması biraz daha kolay olurdu. Ama gerçekler her zaman bu kadar basit ve açıktır, mizahın ve dramanın gücü de buradan gelmiyor mu zaten?
Bu yazıyı kaleme alırken aklıma Harun Karadeniz’in “Olaylı Yıllar ve Gençlik” kitabında derledikleri bilgiler geldi. Yıllar olmuş okuyalı, 6. Filo eylemleri dönemini anlatıyordu. Bir yerinde ülkemizdeki NATO askerinin (Sam amca’nın adamları denirdi onlara) karıştığı kriminal olaylar anlatılıyordu. Aklımda kaldığı kadarıyla, motosikletiyle oynayan bir çocuğu öldürenden, genç kadınlara tecavüz edene, çocukları çiğneyenlerden Türk askerine ateş edene kadar geniş bir skalaya yayılmıştı. Üstelik bu eylemlerinden dolayı ülkemizde yargılanmıyorlar, ABD’de göstermelik duruşmalara çıkarılıyorlar ve serbest bırakılıyorlardı. Tam bir yarı-sömürge durumu anlayacağınız. Eskiden emperyalizmin ülkemizde karıştırdığı haltları kısmen de olsa yerli yerine koyabiliyorduk. Hiç yoksa, solcuların, devrimcilerin, ezilenlerin kendilerini emperyalizmin uçaklarından atılan bombalara alkış tutacak kadar kaybedeceklerine inanmazdık. Hatta, rüyamızda görsek inanmazdık, öyle diyelim.
Rezalet, hem de nasıl bir rezalet! Ülkemizdeki ABD üslerinin pazarlık konusu yapıldığı böyle bir süreçte, utanmadan sıkılmadan Kobané’yi İspanya İç Savaşı’na benzetenler var. Bu arkadaşların kafayı peynir ekmekle yemediklerine beni hiçbir kuvvet inandırmaz artık. Faşist Alman uçaklarının cehenneme çevirdiği Guernica’daki çaresizlik ve ıstırap, nasıl ki o dönemde emperyalist bir hegemonyanın dayatılabilmesi için ülkeleri parçalamaya, halkların özgür iradesini yok etmeye yöneliyorsa, bugünkü “hegemon” ABD’nin uçakları da aynı amacı taşıyor.  En büyük fark, sanırım bugün kendilerine devrimci diyenlerin emperyalizmin uçaklarına, bombalarına alkış tutmaları. Ülkemizi işgal eden, vukuatlarından yalnızca bir kısmını yukarıya aldığım 6. Filo’nun askerlerine destek vermeleri. 6. Filo’nun gemilerine secde edenleri gördük de, uçaklarına secde edenleri ilk kez görüyoruz. Bir “vur ABD vur Kürdistan’ı kur” demedikleri kaldı, o da olur yakında…
Bu kafayla mı kurulacak sizin cepheniz? Siz bu cephe’yi, birliği kime karşı, kimin yanında kuruyorsunuz? Bir arada yaşadığınız halklara “serhıldan” ilan edip ABD uçaklarına alkış tutarak mı devrimci mücadeleye katkıda bulunuyorsunuz? Bu da yetmiyor, ağzınıza Gezi’yi alıp, Gezi’nin mirasını örgütlemekten bahsediyorsunuz öyle mi? Bu kafayla Gezi ancak tasfiye edilebilirdi, o da oluyor dert etmeyin.
Bu memleket elbette bir gün kurtulur, emperyalist baskı ve sömürü ağı elbette parçalanır. Ama bunu bu halkın özgür, bilinçli, “Bağımsız Türkiye” şiarını kendilerine bayrak edinmiş çocukları yapacak. Bu “kalifiye” arkadaşların Kürt milliyetçiliğini devrimcilik olarak algılamaları ve çok geniş bir halk kesimine sırtlarını dönüp çokbilmişlik taslamaları sonucu değiştirmez. Size Sam amcanızla mutlu mesut “devrimcilikler” dilerim…

Mehmet Kemal Aladağ

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder