12 Mayıs 2018 Cumartesi

Bu durum sürdürebilir mi (I)?


Bilindiği gibi üniversite, bilimsel yöntemlerle gerçeğin araştırılıp öğretildiği kurumlardır. Toplumsal yaşamın sürdürülmesi için gerekli olup neyi, nasıl ve niçin yapacağını sorgulayan hakimlerin, savcıların, öğretmenlerin, siyaset bilimcilerinin, … yetiştirildiği yerlerdir. Toplumun aklı ve vicdanı olup laik, demokratik sosyal hukuk düzeninin yaratıcısı ve güvencesi olan bir sistemdir.

Üniversite sisteminde, örneğin;

Ø İstanbul Üniversitesi, AKP liderine, medeniyetler ittifakına katkı nedeniyle, fahri doktora vermişse,

Ø Mardin Artuklu Üniversitesi, 2011-2012 öğretim yılına Kuran-ı Kerim ve dualar okuyarak başlamışsa,


Ø İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi, İslami kurallara göre çalışan faizsiz banka sistemlerini araştırıp bu kapsamda yeni bir uygulamaya geçeceğini açıklamışsa,

Ø AKP’nin TÜBA üyesi yaptığı felsefeci bir fen-edebiyat fakültesi dekanı,  “Üniversiteye medrese diyelim; tüm okulları imam hatiplere dönüştürelim” diyebilmişse,


Ø Artvin Çoruh Üniversitesi, tüm öğrencileri ve ailelerini 'Umre'ye çağırmışsa,

Ø Balıkesir Üniversitesi’nde Manevi Psikolojik Danışmanlık Uygulama ve Araştırma Merkez’i açılmışsa,


Ø İstanbul Teknik Üniversitesi, bir “helal gıda” firmasıyla anlaşarak helal gıdaya standart getirme çalışması başlatmışsa,

Ø İnönü Üniversitesi, 27-29 Nisan 2017 tarihlerinde, ‘Geleceğin İnşasında İmam-Hatip Okulları’ konulu uluslararası bir sempozyum düzenlemişse,


Ø İTÜ, harem-selamlık havuz uygulamasını benimsenmişse,

Ø Karabük Üniversitesi, II. Abdülhamit’e, ‘Türkiye'nin ilk Raylı Sistemler Mühendisliği'ni önerisi nedeniyle fahri doktora vermişse,


Ø Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Başbakan B. Yıldırım’a, “Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi alanında, Türk siyasal hayatı ve kamu yönetimine üstün katkılarından dolayı” fahri doktora unvanı vermişse,

Ø İstanbul Üniversitesi’nin bir öğretim üyesi, Nuh'un cep telefonu, insansız hava aracı ve füze kullandığını söyleyebilimişse,


Ø Üniversitelerarası Kurul, iktidarın aşırı şiddet uyguladığı gezi parkı eylemleriyle ilgili olarak yayımladı bildiride, 

Ø iktidarın yaşattığı vahşetten tek satır söz etmemişse,


Ø “Bölgesinde ve dünyada adalet ve huzur ortamı arayışıyla ağırlığı her geçen gün artan güçlü ve istikrarlı bir Türkiye”den söz edilebilmişse,

Ø “Türkiye’nin demokrasiyi içselleştirme sürecinde olduğunu” söyleyebilmişse,

Ø Dicle Üniversitesi’nde bir ilahiyatçı, derslere başı açık giren kızlara, “Sizin yüzünüzden melekler derse gelmiyor” diyebilmişse,


Ø Uludağ Üniversitesi, Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Nilüfer İlçe Müftülüğü ile ortaklaşa 'Kuran ve sünneti merkeze alan bir hayat' adlı Kutlu Doğum Haftası etkinliklerini Üniversite Kampüsünde gerçekleştirmişse,

Ø Karamanoğlu Mehmet Bey Üniversitesi, “Şeytanla mücadele edecek insan eğitimi üzerine çalışmaları bulunan" yardımcı doçent ilanı vermişse,


Ø Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi, by-pass ameliyatlarıyla ilgili bir makaleyi, “Evrim teorisi ve evrimsel argüman çok fazla kullanılmış, sıkıntı yaşarız” gerekçesiyle reddetmişse,

Ø Harran Üniversitesi Biyoloji Bölüm Başkanı, “'Biyoloji kitaplarında ateizm öğretiliyor” diyebilmişse,


Ø Sağlık Bilimleri Üniversitesi rektörü, “Helal olmayan katkıları içeren ilaçların inançları tehdit ettiğini” söyleyebilmişse,

Ø Ege Üniversitesi’nin bir bölüm başkanı, uygulamalar dersinden kalan öğrencilerine, 15 Temmuz şehitlerine, gaziler vakfına ya da Kızılay’a 100 lira bağışladıklarını belgelediklerinde 100 puan vereceğini açıklamışsa,


Ø Gazi Üniversitesi'nde bir araştırma görevlisinin Ergun Göze hakkında hazırladığı fihrist tez olarak kabul edilmişse,

Ø Bingöl Üniversitesi’nde bir profesör, tahıl ıslahını cennetle anlatırken; bir matematik öğretmeni, sınavdaki matematik sorusunda, “Muhittin ile Barış’ın günah oranlarını” hesaplatmışsa,


Ø Necmettin Erbakan Üniversitesi’ne taşeron iççi alımında, “İslam’ın kaç şartı var? Kuran-ı Kerimin ilk suresi nedir? Tebbet suresinin anlamı nedir?” gibi sorular soruluyorsa,

Ø Artuk Üniversitesi rektörü, AKP lideri için, “Ben genel başkanımızın Mardin temsilcisiyim” ve
Ø "En iyi tedavi, ruhi tedavi ve namazdır” diyebilmişse,

Ø Ondokuzmayıs Üniversitesi, AKP liderinin Samsun'a gelmesi nedeniyle, sınavları ertelemişse,


Ø Ege Üniversitesi rektörü, 28 Nisan 2018 günü AKP kongresi için İzmir'e gelen AKP liderini, 382 akademisyeni yola dizerek karşılamışsa,

Ø 382 akademisyen, kente siyasal bir etkinlik için gelen siyasal parti liderini ya da bir cumhurbaşkanının karşılamak için yolda sıraya dizilmişse,


Ø YÖK, akademik ve/ya da toplumsal gereksinimlerle değil de, bir parti liderinin ya da cumhurbaşkanının  istekleri doğrultusunda hareket etmeye başlamışsa,

Ø yukarıda özetlenen eylem ve söylemlere, hemen her gün bir yenisi ekleniyorsa, üniversitelerimizin nereye sürüklendiğini sormak gerekmiyor mu? Bu gidişe dur demenin zamanı gelmedi mi? 11/05/2018 Cuma

Ø Rıfat Okçabol

http://haber.sol.org.tr/yazarlar/rifat-okcabol/bu-durum-surdurebilir-mi-i-237249


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder